2 Nisan 2014 Çarşamba

KARPUZ KABUĞU

Ertesi sabah biz iki kezban yine bindik trenimize gittik dershaneye. Kezban derken oturduğumuz muhit itibariyle yani. Yoksa yolda yürürken kırolar bize "Anaa la bebe bak turist gelmiş bizim buralara" falan derlerdi. Biz oturduğumuz yerin yerlilerindendik. Yani daha modern daha havalı daha zeki daha farklı herşeyimizle dahaydık. Ama nerde oturduğumuz söyleyince herkeste bir irkilme olmaz değildi. Neyseki sonrasında hiç orda oturuyor gibi bi tipiniz yok diyerek yüceltirlerdi bizi.

 Trenden indik kakara kikiri lak lak yürüyoruz. Turtinin boyu da böle benden biraz kısa. Tam Abdi İpekçi parkının ordan geçerken adamın birinin bize doğru hızlı hızlı yürümeye başladığını farkettik. Böyle iri, uzun, pis, kıro bi amca. Çok önemsemesekte dikkatimizi çekti. Tam yanımızdan geçerken elini Turtinin memesine atmasıyla şoka girdik. Ya da ben şoka girdim. Yani git kendini bir yerden aşağı at, trenin altına gir ama Turtiye dokunma. Anlatmıştım dimi çocukluğunu. Adamı doğduğuna doğacağına pişman eder walla. Anlaşılan o ki Turtinin şok kısa sürmüş. Ben kendime geldiğimde Turti adamın yakasına yapışmış. Ordan güç alarak zıplamak suretiyle kafasına kafasına gömmekteydi. Adam kurtulamıyo da kene gibi yapışmış. Bir yandan da küfürün bini bi para. Uzun iri adamın yanında zıp zıp zıplayan Turti çok komik görünüyodu. Son bir hamleyle adamı yola doğru itti. Alllahıııımmm otobüs gelior. Adam otobüsün altına girmekten son anda kurtuldu walla. Turti daha hırsını alamamış adamı parçalayacak. Adam önde Turti arkada bir süre koştular. Turtiyi yakalayım desem anacım ne mümkün kız kız değil tazı. Neyseki bir süre sonra kendiliğinden durdu, yanıma geldi. Ben tuttum yürü kızım geç kalıyoz falan ayaklarıyla sakinleştirdim. Adamın tutmaya çalıştığı son memeydi galiba. Kesin bu olaydan sonra adam sevişirken bile meme tutamaz olmuştur. Aslında böle sapıkların üstüne salacaksın Turtiyi bak gör bi daha sapıklık yapıyorlar mı! Sosyal düzen açısından gerekli bir arkadaşımızdır Turti.

 O değil neden Turti onu da anlamadık. Herhalde bu kız mı değil mi diye kontrol amaçlı tuttu. Yoksa yani ben orda dururken yürüyen meme olarak Turtiye saldırması garip oldu. Tabi adamın eline gelen karpuz kabuğu olarak nitelendirdiğim misyenden başka bişey değildi. Küçük memeli kızlaar biliosunuz neyden bahsettiğimiii. Hep çok özenirdim o karpuz kabuğu misyenlere. Tabi 250 bedeni hiç yapılmadığı için de hiç giyme şansım olmadı. Ha bi keresinde çok pahalı bir mağazada böle kocaman bir tane bulmuştuk. Denedim de üstelik. Ama ben oldum üç kafalı canavar. Kafamı diğerlerinden ayırt edemez bir görüntü oluşmuştu. Neyse canım zaten çok pahalı diye avunmuştum. Bu arada bu misyene verdiğim paralarla bi kaç villa bi kaç araba alırdım yani. Bizim minik memeliler gider pazara alır üçe beşe ben giderim altmış yetmiş. Adaletsiz dünya işte. Taşıdığım yetmezmiş gibi, eziyeti yetmezmiş gibi bide bi ton para harcardım o memelere. Pis memeler. Küsüm size...

FM de buluşmak üzere ayrıldık. Hayat hikayemle ilgili son provaları da yaptık. Oh mis. Herşey hazır. İnşallah gelir Conq da kaynaşırız dualarıyla dershaneye gittik. Bu arada biz farklı dershanelere gidioruz. Turti dil ağırlıklı bir dershaneye gidiyor. Bense saçma sapan bir lise hayatı geçirmemle birlikte olabilecek en iyi dershanelerden birine gidiyorum. Pis torpilli hocaların olduğu, herkesin dershaneye gittiği seninse gitmediğin bir okulda okumak en büyük şanssızlığımdı. Adı sanı çok güzeldi okulun. En lüks semtteydi. Ama işte geleceğimin içine de etti. Çok daha farklı bir yerde olabilirdim. Pis lise sana da küsüm.

 Kimlik ve FM aynı sokaktaydı. FM e giderken içim cıız etti. Kimliğin önünden geçerken. İzban bütün ihtişamıyla kapıda duruyordu yine. Özlemişim dedi içim. Şimdi ben de yokum kesin birini bulur Diceyim kendine. Derin bir iç çekerek ve izbana pis bi bakış atarak yoluma devam ettim. Yolda bizim liseden kızlardan biriyle karşılaştım. Aaaa! Hadi yaaa! Şansa baaak! Demek Allahın sevgili kuluymuşum! Ay ben de ne üzülmüştüm! Gibi tepkilerime neden olayı orada bir çırpıda anlatıverdi. Merak mı ettiniz? Ay anlatayım hemen...

Dün saat beş sularında Kimlik Polis baskınına maruz kalmış! Tam da bizim oralarda olduğumuz saatler bunlar. Yani eğer izban bizi almış olsaydı içeri şimdi komple alçıya alınmış olacaktım. Babamın kırdığı kemiklerim nedeniyle. Ay gidip öpsem mi naapsam adamı. Bi sürü kişi polis arabasına falan bindirilmiş. E onlar nasıl girmiş yaw içeri. Neyse banane. Ben çok şanslıyım deyip yeniden mutlu bi kız oldum. 

Takii FM in kapısından giripte Conq u bir kızla fingirdeşirken görene kadar. Ay içine düşecek kızın. Kız da kız hani. Yani benim gibi bebe belik değil. Ya ama yaaa noldu Alpayın Liselim, Eylül de gel şarkılarına. Şimdi oldu mu bu. Ben liseliyim. Ben çıtırım. Bana aşık olmalıydı Conq. Beni görsün diyerekten tam yanlarındaki boşluktan koca kıçımı ve memelerimi bir yere çarpmamaya çalışarak sıkış tepiş kafeye girdim. Görmemesi imkansızdı ama görmedi mi ne? Ee hadi cnm bi tepki lütfeen. Tam bunalıma düşcem kii arkadaş arkamdan seslendi.
"Watt selaam"
Selammış. Mal git sen o kıza selam ver. Adama bi tripli bakış ve gülüş karışımı bişey fırlattım. Sanki kocam. Ben öle manyaktım işte. Birini görür hemen aşık olur. Karşı taraftan da aynı ilgi ve aşkı bekler, göremezsem de trip atardım. 

Turti benden önce gelmiş kurulmuş masaya. Ben de surat on karış.
"Noldu bee?" Dedi Turti.
"Çabuk çabuk çıkar iskambili fal bak çabuk!"
"Kızım söylesene yaa noluyor?
"Ne noldu yaa görmüyor musun dışarda benimki kızla fingirdeşiyo! Çabuk fal bak bitecek mi aşkımız."
"Ahahah saçmalama kızım ben konuştum Conq la kuzeniymiş. Hatta beni tanıştırdı bile."
"Hadi canım. İnanmam. Beni mutlu etmek için söylüyorsun" 
"Kızım sen var ya walla malın önde gidenisin. Ne mutlu etcem yaa kuzeniymiş işte."
"İyi!"
Dedim amaaa içimde kelebekler kozalarından çıkıp çoktaan uçuşmaya başladı bile. Biraz zaman sonra Conq yanımıza geldi. Başladık muhabbete. Dünkü üzüntü sebebimi en acıklı haliyle anlattım. Az daha konuşsak ben bile inanıp ağlamaya başlayacaktım. Demiştim dimi tiyatral yeteneğim var diye. Çok üzüldüğünü söylerken bir eli omzumda bir eli elimin üstündeydi. Zaman geçti, saat aktı ben o pozisyonda otuzbeş yıl kaldım. Gözümü açtığımda evde yataktaydım. Ne zaman kafeden çıktık. Eve nasıl geldik inan hatırlamıyorum. Bildiğim tek şey ben çok aşığım bu adama. Bu sefer gerçek aşk...(Her sefer ki gibi :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder