14 Nisan 2014 Pazartesi

MANUKYAN MIYIM?

Kimlik sadece önünden geçip acaba Dicey napıyor içerde merakından öteye gidemedi uzunca bir süre bizim için. Ama bu Conq aşkı beni pek tatmin de etmiyordu. Aklım fikrim Diceyde.. Ne naneler yemiştir diorum bir yandan da ama işte gönül elvermiyor. Amaan kızım ya alıp eve koca mı yapacaksın diyorum. Bir tarafım evet saçmalama derken diğer tarafım ayy ne güzel olur diyor :) o zamanlar işte birini eve alıp koca yapmanın matah bişey olduğunu sanıyorduk, her bekar kız gibi...

FM e gidiyoruz her hafta. Bizim Conq bi varsa bir yok kafede. Cep telefonunun falan da olmadığı bir dönem. Allah nasip ederse görüyoruz, etmezse görmüyoruz adamı. Hayır bir yedek yapıcam kendime de cafede yakışıklı adam kalmadı. 

Zaten duygu durumumuzda inişli çıkışlı. Bir çok aşığım çok aşık, bir aşık değilim hiç aşık... Bu Conq garip bir tipti. Yani ya kocaman kalbi olan ve herkesi haddinden fazla seven bir melek, ya herkese asılan bir sapık, ya da kendini altmışında hisseden görmüş geçirmiş amca. 
Bi gün geliyor böyle göz süzmeler gülmeler, bir gün geliyor seni hiç tanımıyor, bir gün geliyor seni kesen çocuklardan koruyor. Ay bunları yazarken düşündüm de bu erkek milletinin hepsi dengesiz. Ne istediklerini bi bilseler ah. Gerçi hepsinin ortak noktasını çok iyi biliyoruz ama. Geçmişe dönüp bakınca farkettim ki hep manyakların inişli çıkışlı ruh halleriyle uğraşarak telef olmuşum. Ben de pek akıllı sayılmam ya onlarla uğraşıp vazgeçmemişim de...

İşte böyle günler geceleri kovalarken aman ne merak ediyorsunuz canım. Tabiki de Conq la aramda bişey olmadı. Bana ne olarak yaklaştığının adını hiç koyamadık. Ben böyle bunalınca yine Diceyim aklıma geldi. Adamı görmek için ne yapsan düşüncelerimle beraber. Aklımda birden içeride sigara çok içildiğinde açılan arka kapı geldi. Oralara bir yerlere saklanırsam açtıklarında içeri girebilirdim.

Turti bu fikri pek beğenmese de sonunda ikna oldu. Ertesi gün dershane çıkışı FM e gidip Kimliktekilerin kudurup, sigara içip bayılmasını ve arka kapının açılmasını bekledik. Zaman geçmek bilmiyor. Acaba yeterince kalabalık değil mi, ya bugün açmazlarsa.. Tam kalkıp gitmeye karar verdik ki Conq yanımızda bitti. Elimden tutup beni bir kenara çekti. Allahım öleceğim sandım. Hiç beklemediğim bir anda adam aşka mı geldi ne. Tabii hissetti onu terk edeceğimi. Bide şu evren yasası mıdır ne halttır ne gıcık yaa... Çok üstüne gidersen olmaz, rahat bırakırsan olur. İyi de ben adamı istemediğim zaman bana vermenin ne anlamı var sevgili evren.

Seninle bişey konuşmam lazım dedi. Hem merak ediyorum hem de aklım Diceyde. Bir iki saatlik işim olduğunu sonra geleceğimi, o zaman konuşabileceğimizi söyleyip Kimliğe doğru yol aldım. Karmakarışık bir ruh haliyle yürüken önüne bakmazsan gördüğün ilk çocuğa çarparsın yaşantısı beni buldu. Allahım ya sadece çarpmakla kalsam iyi çocuğun üstüne çıktım. Garibim altımda debeleniyor. Nasıl da cılız bişey, balık etli olduğumu düşünecek olursak birkaç kaburgasını kırmış olma ihtimalim yüksek. Ama gözümü bir açtım kiii çocuk bir içim su mu! Allahım yaa tüm erkekler mi yakışıklı, ben kör müyüm, sen benim karşıma böyle hep hoşları mı çıkarıyorsun. Kendime geldiğimde artık toparlanmam gerektiğini farkettim. Apar topar kalktım çocuğun üstünden ay çok pardon dalmışım falanlar, çocuk ne dese beğenirsiniz. Benim için zevkti. Ahahah o ne demek yaa adamın tombul bir kızın altında ezilme fantazisi olduğunu kim bilebilirdi ki! Yoksa yoksa hayır canım beni beğenmiş ve güzel bulmuş olabilir mi? Amaan ne diyorum yaa kesin kocaman memelerimin altında kalmış olmaktan mutlu olmuştur manyak. Çocuğa boş boş bakıp Kimliğin arkasına dolandım. Turti nerde mi? Yanımdaa ama krize girmiş gülmekten, ha işedi ha işeyecek altına. Aha dedim fırsat bu fırsat Kimliğe tuvalet bahanesiyle girebiliriz. Altımıza işememize izin vermezler herhalde dimi? Sen öyle san. Bizim İzban'a durumu anlattık. Adam odun, duvar, kalas, beton yaa... Gidin başka bir yere işeyin burası olmaz dedi. Sanki biz finoyuz başka bir ağacın altına işeyebiliriz gibi. Küfrede küfrede yandaki kafenin tuvaletine gidip rezil olmaktan kurtulduk. 

Sonrasında Kimliğin arkada başladık beklemeye... Bir saat geçti yok, iki saat geçti yok. Haydaa her zaman duman altı olan, deli gibi dans eden tiplerin saunaya çevirdiği Kimlik bugün bir nezih hastane edasında galiba. Kapılar açılmıyor... Turti çok bunaldı. E kız haklı ben belki de varlığımdan hiç haberi olmayan bir adamı göreceğim diye iki saat çörün çöpün ortasında beklenmez ki.. Tam gitmeye karar verdik yürüyoruz. Anahtar sesleri duyuldu. Hemen saklandık... Veee beklenen son kapı açıldı. Bir süre gizlendikten sonra gizli ajan edasıyla kapıyı kollayıp içeri sıvıştık. Allahtan öyle kalabalık ki kimse bizi farketmedi. Dicey kabinine doğru onun memesiyle bunun kıçıyla bütünleşerek sıkış tepiş yürüdük. Dicey kabininin ışıkları da kapalı... Ay bende bir heyecan bir heyecan kaç haftadır görmediğim aşkım orda ve saniyeler sonra biz buluşacağız... Derkeeeen ışıklar yandı. Aman Allahım o da ne Diceyimin yerinde yeller esiyor. Tanımadığım bir tip kabinde. Ühühüüüü ben Diceyimi isterim Diceyim nerde diye tepinebilmek isterdim ama olmadı. Ya bak işte yaaa gitti. Kaçırdım elimden... Belki de yokluğuma dayanamamıştır. Gözümüze kestirdiğimiz ilk garsona yapıştık. Duyacaklarıma hiç hazırlıklı olmasam da sordum nerde diye. Oohhh şükür yaa sadece hasta olduğu için izinliymiş. 
Şimdi ben neye yanayım.... İki saat mal gibi beklediğime mi, Conq u elimden kaçırmama neden olabilecek bekletme davranışına mı, üstüne düştüğüm çocukla birşeyler içebilme olasılığımızın yok olmuş olmasına mı, Diceyimi göremediğime mi!?!?

Geldiğimiz gibi çıktık Kimlikten bari FM e gidelim de Conq la takılayım dedim. Neyse gittik benimki orda. Beni görünce ağzı kulaklarına vardı. Ay ne konuşacak acaba benimle herhalde sevgili olmadan direk evlenme teklif edecek.. Ay ne derim. Daha üniversite okuyacağım ben. Bekler mi beni. Çok severse bekler. Ya da evlenelim ben öyle de okurum. Babam ne der yahu...bazen beynimi aldırmak istiyorum. Bu kadar çok düşünmek ve bir sonuca varamamal beni çok yoruyor.

Conq yanına gittim. Geldim konuşalım dedim. Bana boş boş baktı. Hatırlatma ihtiyacı hissettimm. Hani iki saat önce gelmiştin benimle bişey konuşacaktın. Haa dedi dana. Tamam yaa halletttim gerek kalmadı. One demek yaa benimle ilgili bir ilişki kararını başkasıyla mı hallettin. Ne konuşacaktın dedim ben! Ay öküz, ay dana, ay mal, ay mandaa... Söylediğim diğer küfürleri yazmıyorum. Kızın biri varmış benim yanımda görmüş çok hoşmuş, tanıştırırmıymışım...

Aklıma ortaokulda yaşadığım bir olay geldi. Sınıfta bir çocuk vardı. Böyle biraz hoş. Ya da bizim boşluk durumu adamı hoş hale getirdi bilemiyorum. Aşık gibiyim kendisine de.. Bir gün tenefüste yanıma geldi. Heyecandan dilim tutuldu. Bişey konuşacağım senle dedi. Tamam dedim. Bir kız vardı öğlenci. Ondan çok hoşlanıyormuş. Ben aralarını yapabilir miymişim. Tamam dedim çocuğa. Üzüntü ve sinirle karışık duygu durumuna büründüm ve gidip kızla hiç konuşmadım. Ertesi gün gördüğümde, o başkasına aşıkmış dedim. Çocuk çok üzüldü ama bana gün doğdu... Aradan bir iki ay geçti. Bir gün bunları yolda el ele gördüm. Tüm foyam ortaya çıkmıştı. Meğersem kız da hoşlanıyormuş bu çocuktan. Çocuk konuşunca sevgili olmuşlar hemen. Biri beni yerin dibine itebilir mi!!!

 Neyim lan ben Manukyan mı. Herkes bi birini ona ayarlayayım diye bana yaklaşıyor. Töbe yaa beni mi buldun bula bula. Turti den niye rica etmiyorsun? Conq danası çok aşıktım ben sana yaa hayallerim vardı benim. Hmm peki dedim ve koşarak kafeden çıktım. Böğüre böğüre trene doğru yol aldım. Turti konuştu durdu, ben hiç anlamadım, hiç dinlemedim, hiç duymadım. Kendimi inandırdığım, kendim yazıp kendim oynadığım bir peri masalı daha böylece sonlanmış oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder