Peronda volta atıp duruyorum. Bi günde iki kayıp çok gelmiş. Nasıl üzgünüm. İzbandut ve Turtiyi de boğasım var. İkisi de elimden aldı sevgililerimi. Hayır hadi izbandut beni tanımaz etmez de Turtiye noluyo yaa. O benim can dostum değil miydi.
Tam böle yürürken arkadan bi ses.
"Manyak mısın kızım sen yaa noluyo?"
Hah beklenen satıcı geldi. Bide utanmadan konuşmaya çalışacak benimle. Döndüm tam bağıracaktım ki pislik diye, ne göreyim benim Conq Turtinin yanında. Aaa dedim işi ilerletmişler. Kızı tren garına kadar getirmiş. Öylece kala kaldım. Turti biraz söylendi dengesiz tavırlarımdan yakında falan ama gerisini duymadım. Yine olan olmuştu beğendiğim çocuk benim arkadaşımı beğenmişti. Kaderim mi bu yaa. Gideriz alışverişe ben bi pantolon beğenirim koca popom girmez, yanımdaki sıska alır. Bi elbise beğenirim koca memeler içine girmez, yine yanımdaki sıska alır. Birinden hoşlanırım o beni beğenmez yanımdakine asılır. Ühüüü ühü.
Neyse Turti konuşuyo benden ses yok. Conq da bana bakıyor sürekli. Bende bakıyorum, bakıyorum ama bu ikisini hiç yakıştıramıyorum. Yani Victory Turti'ninki öle hoş ki. Nasıl olurda bunu beğenir diyorum. Sonra geleceklerine dair plan yapıyorum. Evlenirlerse evlerine gitmem. İlk ben aşık olmuştum. Elimden aldı. Herhalde muhattab olacak değilim diye.
Kulaklarımda yankılanan bir sesle kendime geldim.
" Pardon Watt dı değil mi?"
Allahım prens konuşmaya başladı.
"Evet..." Diyebildim sadece heyecandan ölecektim. Ay evet yaa ben böyle söz konusu aşk olunca çok heyecanlanıyorum. Hatırlıyorum da ortaokulda bi çocuk vardı. Çok yakışıklı. Ben yine deli divane aşık. Bir gün sabah bahçede bana "Günaydın" dedi diye ders boyunca hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. Niye diye sormayın. Hiç bir fikrim yok.
"Gün boyu çok üzgündün, haddimi aşıp ne olduğunu da soramadım, ama çok ta merak ettim. Sonra arkadaşınla gelip seni görmeye karar verdim. Umarım şimdi daha iyisindir."
Aman Allahım Conq benimle mi konuşuyor bana mı öyle geliyor. Ay ay ay canım yaa yerim ben seni de haddini de gelişini de. Acaba bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü mü? Yok canım baksana benimle ilgilenmiş. Demekki hoşlanıyor benden. Böyle gel gitler yaşarken bi baktım benim ağız kulaklarda öle sırıtıyorum adama.
"Bişey mi oldu" dedi.
"Yok yok iyiyim de öle yani",dedim. Ne demekse o da.
Tam ne anlatsam acaba diye düşünürken uzaktan trenin zamansız sesi duyuldu. O değil binmesek eve geç kalıcaz. Öf yaa bu ne yaa. Adam ayaklarına kadar gelsin aşkını itiraf için sen eve git.
Neyseki yerinde bir laf geldi Conq dan...
"Yarın gelecek misiniz kafeye!"
Soru mu beee. Sen iste ben fizana gelirim canım benim dedim içimden. Ağırdan satacam ya kendimi,
"Bakarız, hiç belli olmaz" dedim. İçim içimi de yiyor bi yandan ya gelmezse diye.
"Tamam ben kafede olacağım gelirseniz konuşuruz," dedi.
Havalara uçsam da hiç belli etmedim, ya da belli etmediğimi sandım. Tren geldi. Bindik. Hani şu filmlerdeki gibi gözden kaybolana kadar camdan baktım. Hatta ona bakıcam diye oturacak yeri de kaptırdım. Akılsız başın cezasını ayaklar çeker sözü birkez daha tafaımdan doğrulandı.
Sonra uzunca bir süre Turtiyi dinlemek zorunda kaldım tabi. Hatta kırkbeş dakika. Kızdı bi sürü. Sonra da başladı Conq ile ilgili konuşmaları anlatmaya. Biz kızlar bilirsiniz ya birşeyi anlatırken, merhaba kısmından başlar hiçbir ayrıntıyı atlamadan anlatırız. Saolsun Turti de fil hafıza. Herşeyi tam tamına anlattı. Seceremi öğrenmiş meğersem. Ahahah yaşasın bana aşık olmuuuş. Dengesiz duygu durumum yine tavan yapmayı başardı. Birden bire dünyanın en mutlu kızı oldum. Başladık yarın söylenecek yalanları planlamaya. Ağız birliği de olsun ki falso vermeyelim diye. Ne mi planladık. Eee erkeklerin biraz duygu sömürüsüne ihtiyacı vardır mantığıyla muhteşem kızın aile dramı seneryosu yazdık. Hadi bakalım inşallah tutar...

