Gelelim yeni kimliklerimizle Kimlik maceramıza... O değil herşey hazır mükemmel dee bu kapıdaki izban muhtemelen biliyor bizim küçük olduğumuzu nasıl olacak... Ya anlarsa.. Anlarsa napar? Bizi şikayet mi eder polise.. Ay Watt yaa git kütüphane görevlisine aşık ol, tüm kitapları okuyalım. Ne bileyim tezgahtar çocuğa aşık ol dükkanın kapısında yatalım, tüm kıyafetleri deneyelim. Diceye aşık olunur mu yaaa. Onu bunu bilmem de riske atamayacak kadar etkili bir yöntemimiz var. Eğer anlaşılırsa değil iki yıl sittin sene giremeyiz Kimliğe...
Bir sürü fal baktık yine. Ama o günde Turtinin babasının bizi bi sevesi tuttu. Habire yanımıza geldi geldi gitti. Adamın içine mi doğdu anlamadık. Fal aç baba gelsin ders notlarını üstüne kapat, aç topla yeniden aç. Ne çile çektik o gün yaa. Neyseki hepsi açık çıktı.. Demekki bir problem çıkmayacak diye avutup kendimizi heyecanımızı doruklarda yaşamaya başladık. Ne mallık ne küçüklük ne güzel zamanlar yaa fallara göre yaşa mutlu ol. Heyecandan öldüm öldüm dirildim. Demek isterdim ki yemelerden içmelerden kesildim ama bu heyecan, mutluluk, üzüntü, hayal kırıklığı kısacası her duygu bende bir iştah açma potansiyeline sahip. Bir iki kilo aldım rahat o hafta...
Cumartesi geldi dayandı. Tabi cuma akşamını bitirmemiz baya zaman aldı. Niye olcak! Hatunların genetik kodlamasındaki problem durum. Yaaa şimdi ben ne giyceeeem... Evde var olan tüm kıyafetlerin binbeşyüz kombinasyonunu giydim çıkardım. Yanarım da ilk giydiğim kıyafete karar verdim ona yanarım. Neyseki bu hareket bi yarım kilo zayıflattı muhtemelen beni.
Dershane bitti ben Kimliğin yolunu tuttum. Turtiyle de sokak girişinde buluşuruz diye sözleştik. Yol boyunca elimde okul kimliğim evirdim çevirdim sağdan baktım soldan baktım. Ay sanki anlaşılıyor mu ne. İyi de muhtemelen sen yaptığın için öyle geliyor Watt. Allahın İzbandutu nerden düşünsün bunu. Yani böyle birşeyi ancak senin gibi aptal aşıklar yapar. Köşede beklemeye başladım Turtiyi. Göz ucuyla da Kimliğin girişini kolaçan ediyorum. Bakıyorum bakıyorum İzban ortalarda yok. Allahın sevgili kulu muyuz yoksa. Bak işte gördün dua edince olur. İzban gelmeyecek kapıda durmayacak bizde kimlik kabusu yaşamayacağız. Ay Turtiii hadi çabuk hazır ortalık müsaitken sıvışalım içeri. Derken Turti göründü uzaktan. Dayanamadım bağırdım " Kızıııım koşsanaaaa" Turti aval aval bakınmak suretiyle koşmaya başladı. Öle bizde birbirimizin sözünü de dinleriz sorgusuz sualsiz.
" Noldu kız neden koştum, nereye yetişiyoruz?" Bin soru sıraladı. " Hadi hadi izban yok sıvışalım Kimliğe" dedim. İkimiz birden hızlı adımlarla yürümeye başladık. Yüzümde bir gülümseme. Şeytanın bacağını kırdık mutluluğu veee....
İzbancığıma yeni bir yer hazırlamışlar kapının tam girişinde. Sanki az sonra Cumhurbaşkanlığı defterini imzalayacak edasıyla kürsüsünde dikiliyor. Hayır yaaa! Üf be yaa hani şans hani şeytan hani kırık bacak. Yine de çaktırmamaya çalışarak bir iki adım attık. Ama İzbana hiiç bakmıyoruz. Çok önemli bişeyden konuşuyormuş gibi fısır fısır yürümeye çalışıyoruz. Yine o çok sevdiğimiz ses durmamıza neden oldu.
" Bayanlar kimlikler lütfen"
Hem bayan de hem kimlik sor gıcık. Büyüğüz işte büyüdük tam da 18 olduk..
Çantamızı açtık.. Dualar eşliğinde sanki kimliği arıyormuş ayaklarına yatıp yoğurt çorbası misali karıştırmaya başladık. İzban da sanki böyle bir sırıtma var gibi geldi. O an için istediğim tek şey Diceyi görmek değil İzbanı göt etmekti. Al sana kimlik hemde 18 yaşındaki birine ait. Sonunda kimliği aldım elime ve İzbana uzattım. Ömrümden ömür gitti var yaa...
Aldı eline nasıl inceliyor anlatamam. Aha dedik yedik ayvayı anladı. Mal falan dedik ama çook zeki çıktı. Biz de kendimizi zeki sanırdık. Yine yeniden başa döndük. Nerdeyse ağlıycam, göz yaşım böylee kirpiğimin ucunda.. Vee İzban konuştu...
" Ooo süper 18 olmuşuz. Artık sık sık görürüz sizi buralarda."
Ayy canım beniiiim, aptalım, salağım, hastanım. Azıcık zeki olsan ben ne halt yerdim. Sarılsam öpsem mi. Ay yerim ben bunu yaaa..
"Evet sonunda, emin olun her hafta burada olacağız" dedim.
Sıra Turtideydi. Bunu da atlattık mı okey. Allahım Turti arıyor tarıyor kimlik yok. Hayır evde mi unuttun diyorum. Yok kızım yaa çantamdaydı falan derken kimlik montunun cebinden çıktı. Bizimkisi yine başladı incelemeye. Lütfeen bişey olmasın yaa diye dua ederken kimliği Turtiye uzattı ve o muhteşem söz ağzından çıktı.
" Buyrun iyi eğlenceler"
" Vuhuuuu diye çığlık atmamak için kendimi zor tuttum. Kimliğin girişi restorantımsı. Bir alt katı canlı müzik alanı, en aşağısı da disco bar. Koşarak merdivenleri inmeye başladım. Koşarak mı dedim. Ay çok pardon uçarak demek istedim. Kelebekler gibi şen. Evet gerçekten uçabildiğimi de görmüş oldum zaten hem de beş basamak birden. Kafamı kaldırıp baktığımda Diceyin ayaklarının dibinde 2,80 yatıyordum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder