9 Mart 2015 Pazartesi

KUŞADASI MACERASI volume 5

Üç gün balığın kazığı dört gün kız olma kazığı derken ben yine bir hafta denize gidemedim. Bi de bu küçük erkekler pek meraklı bu rögley olayına. Denizden on dakika uzak kalan bi kız görseler hemen suratlarında manyak bir sırtarışla yanlarında alıyorlar soluğu. Ehehe niye girmiosun denize...sana ne manyak sana ne psikopat diyemiyosun tabi. Pek keyfim yok benim bugün deyip geçiştiriyorsun. O da sırıtmaya devam ediyor. Biliom kanamalı hasta durumu deyip seni potansiyel katil ilan ediyor. O nedenle denize gitmemin hiçbir anlamı yok diye evde takıldım. Bunaldıkça bunaldığımı söylememe gerek var mı? Bu manyak balığın  herhalde beni ısırmasıyla beraber soyu tükendi... Ahaha muhtemelen beni anlattı diğerlerine. Lan kocaman bişey girdi denize. Ben onu ısırdım amaa o beni ezdi. Belki de balık ölmüştür. O nedenle birilerini ısırma işine son vermişlerdir. Hani suyun kaldırma kuvveti vardı. Hani suya giren hafifliyordu. O neydi bee.. Üf balıklar bile dedikodumu yapmış olabilir. Ne acı. Diyeceğim şu ki hastaların ayağı kesildi. Hasta azalınca peder dellendi. Eve dönelim hasta olmayacaksa bizim burda ne işimiz var demeye başladı. Yaw hasta yoksa bari ben denize gidem, gezem dolanam diyemedim....
O dönemde bu Sıdıka pek meşhurdu. Ben çok kitap okuyan bir kişi olmamakla birlikte onu okumuştum. Çok beğenmiştim. Çok ta gülmüştüm. Gülme komşuna gelir başına mı oldu yaw. Ben de oldum bi Sıdıka.. Bir dantel işlemiyorum bi de yemek yapmıyorum...
Şöyle böyle derkeeen bi gün denizdeyiz yine bizim site çıtırlarından birinin doğum günü var. Doğum günü disko da kutlanacak. Beni de çağırdılar saolsunlar. Dedim ki ben gelemem. Neden? Sorusuyla bi başladım ben yaşadıklarımı anlatmaya kızlar ağzı açık dinledi. Neredeyse sonunda hüngür hüngür ağlayacaklardı. Şansını denemelisin diye gazı verdiler. Kızım saçmalamayın adam beni denize göndermiyor nasıl diskoya gideceğim derim. Demezsin!! Dediler... Demedim :) ya hep söylediğim bir laf vardır çok ta severim. Çocuklarınız bir halt yiyecekse yer. Size iki seçenek kalıyor. Bu haltı ya bilirsiniz ya bilmezsiniz. Tecrübelerim de bu yaşıma kadar bu sözün çok doğru olduğunu ve hiç değişmediğini kanıtladı. 
Babamdan kızın doğum günü evde olacak diye yani yalan söyleyerek izin koparmaya çalıştım yok mok dedi. Gitmesen nolur dedi. Allahım yaa sen sosyal bir varlık olmayabilirsin yalnız kalmaktan hoşlanabilirsin ama ben öyle değilim. Sı kı lı yo ruuuuum. Küçüküm ben yaa... İçimden geçen sesler böyleydi. Kızlara gelemediğimi söyledim. Depresyonun dibine düştüm. İntihar yöntemlerini sıraladım bir bir. Ağladım, kahrettim.. Beş yaş yaşlandım. Akşama kadar odamdan çıkmadım. Yemeğe çağırdı babam, yemiycem tokum dedim. Bugün kapı önü oturması da yapmayacağım. Milletin lay lay lom gezmelerini seyredemiycem, diyerek odamda kalmaya devam ettim. Saat 7:30 civarı peder odama geldi.
_ Hazırlanmadın mı daha?
_ Ne için?
_ Arkadaşının doğum gününe gidecektin hani!
_ E sen izin vermedin ya!
_ İzin vermedim demedim ki, gitmesen nolur dedim!
_ Yani gidebilir miyim?
_ Evet hadi üstümü giyin!
Yok lan bu benim babam olamaz. Biri bi çimdiklesin beni rüya görüyorum galiba ya da kafayı yedim halüsinasyon falan bu. Ayh yok adam kapıyı çekti gitti. Kapının kapanma sesiyle iyice kendime geldim. Anladı galiba çok üzüldüğümü diye düşündüm. Hemen üstümü giydim. Saçlarımı yaptım. Rapunzel saçlarıma şekil vermek pek uzun sürdü. İki jöle tık tık. Hala hangi akla hizmet kısacıkmış saçlarım anlamıyorum.
Teşekkür ettim tam evden çıkacağım.
_ Evleri kaç numaraydı?
_ 13 Neden sordun? 
_ Bir saate kadar ben de uğrarım.
Haydaaaa ne işin var senin adam doğum gününde. Yani sen bilirsin görüşürüz mırın kırın çıktım evden. Yol boyu yine küfrettim. Yaw madem iyi bişey yapıyorsun sonunu getir dimi! 
Naaapcam ben şimdi yaaa! Neyse söylene söylene kızın evine vardım. Hepsi prensin balosuna gider gibi hazırlanmış. Ben külkedisi. Bir peri şart ama o da masallarda var işte sadece. Kızlar beni gördüklerine heö çok şaşrıdı hem de çok sevindiler. Acıdılar mı yoksa lan. Ezik bu yazık be diye.. Aman neyse ne bi de ona takılamayacağım. 
Bi yarım saat oturduk. Mumlar üflendi. Pasta yendi. Disko için hazırdık. Hadi gidelim dediler. Diskoya giden araçta bizim evin ordan geçiyor. Kızlar babam bilmiyor uzaktan binsek? Deyip yerin dibine girdim. Kabul ettiler naapsınlar. Ohh iyi oldu topukluları da giymişler. Belki yolda topukları kırılır da benim gibi düz taban devam ederler. Zaten sıska halleriyle giymişler minicik etekleri. Bende harislik diz boyuu... Tam evden çıkıyoruz. Kızın annesi evden dışarıya seslendi. Waatttcığım telefon var canım baban arıyor....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder